Afganistan'a ilişkin Konsey kararları
AVRUPA BİRLİĞİ KONSEYİ EN
3106ncı DIŞİŞLERİ Konsey toplantısı
Brüksel, 18 Temmuz 2011
Konsey aşağıdaki kararları almıştır:
-
Konsey, Afganistan'da bu ay başlayan geçiş sürecini memnuniyetle karşılar.
-
Sorunun siyasi bir çözüm getirecek ve Afganların yürüttüğü bir süreçten başka alternatifin olmadığına inanan Konsey, bu [yönde sarf edilecek] çabaları desteklemeye hazır olup ilgili tüm taraflar arasında yakın bir işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu vurgular. Bu bağlamda, barış ve uzlaşıyı destekleyecek geniş kapsamlı bir ulusal konsensüsün sağlanması yönünde Yüksek Barış Konseyi tarafından sarf edilen çabaları tanır ve kabul eder.
-
Usame bin Ladin'in ölümü ile Afgan direnişine yönelik yeni müeyyideler rejiminin oluşturulmasının ardından artık, direnişte yer alanlar açısından siyasi sürece katılım için bir fırsat doğmuştur. Siyasi görüşmelerin başlatılmasına yönelik hiçbir koşul öne sürülmemeli, sonuç ise Afgan Hükümeti tarafından çizilen ve uluslararası toplumca da desteklenen kırmızı çizgilerle aynı doğrultuda olmalıdır: bir diğer ifadeyle şiddet terk edilmeli, El Kaide ile olan bağlantılar kesmeli ve insan haklarıyla ilgili olan hükümler de dâhil olmak üzere, Afgan anayasasına saygı göstermelidir. Kadın haklarına ise özel bir önem atfedilmelidir.
-
Afganistan'ın kalkınmasına ve güvenlik sorumluluğunun tümüyle Afgan mercilerine geçeceği 2014 yılı sonuna dek sürecek olan geçiş süreci ile bunu müteakip döneme yönelik kuvvetli kararlılığını yineleyen AB açısından bu, öncelikli bir konudur. Birlik, güvenlik alanındaki geçiş döneminin yönetişim, hukukun üstünlüğü ve kalkınma alanında [gerçekleştirilecek] sürdürülebilir gelişmeyle el ele gitmesi gerektiğini kaydeder.
-
AB'nin uzun vadeli çabalarının başarıya ulaşabilmesi için, başta güvenlik olmak üzere, ülkedeki [sahadaki] koşulların Birlik tarafından Afganistan'ın kalkınması yönelik olarak sağlanacak desteğin ülke çapında güvenli bir şekilde ulaştırılmasına imkân tanıması gerekir. Bununla birlikte Afganistan, özellikle kamu maliyesi alanında [kaynak] akışı ve kullanımıyla ilgili olmak üzere, hem ulusal hem de yerel düzeyde seçilmiş kurumların kamusal denetimi de dâhil, yönetişimin demokratik kurumlarını güçlendirmek üzere gerekli tedbirleri almalıdır. Parlamentonun, yargının ve kamu mali kontrolünden sorumlu mercilerin bağımsız rolüne saygı gösterilmeli ve bu rol, tedricen kuvvetlendirilmelidir. Yönetişim, hukukun üstünlüğü ve yolsuzlukla mücadele alanlarında ilerleme kaydedilmemesi dolayısıyla endişelerini ifade eden Konsey, Afganistan Hükümetini, Temmuz 2010'da düzenlene Kabil Konferansında bulunduğu taahhütleri yerine getirecek kararlı liderliği göstermeye çağırır.
-
Bu kapsamda AB, Kabil Bankasının çöküşünü müteakip ortaya çıkan krizin pragmatik bir yol ve şeffaflıkla, ülkedeki finans sektörünün yararına olacak şekilde çözülebilmesi ve kalkınmaya yönelik [kaynak] akışının en kısa zamanda yeniden başlayabilmesi için Afganistan ve IMF'ye hızla bir anlaşmaya varma çağrısı yapar. AB 2010 parlamento seçimlerinin akabinde ortaya çıkan anayasaya ilişkin sorunlara çözüm bulunabilmesi için Afgan kurumlarına bir çağrıda bulunur. Böylesi bir çözüm, kuvvetler ayrılığını ve devlet kurumlarının bütünlüğünü korumalıdır.
-
Konsey bu hususların başarılı ve geri dönülmez nitelikte bir geçişin sağlanması bağlamında ve uluslararası toplumun Afganistan'a yönelik uzun vadeli taahhütleri açısından önemli bir rol oynayacağını kaydeder. 5 Aralık 2011 tarihinde Bonn'da düzenlenecek olan Uluslararası Afganistan Konferansında uluslararası toplum, geçiş sürecini enine boyuna değerlendirecek, uzun vadeli uluslararası desteğin temellerini atacak ve Afganistan'daki siyasi sürecin yanı sıra bölgesel hususları da tartışacaktır. Afganistan tarafından evvelce yapılan taahhütler kapsamında kaydedilen ilerlemeler de bu görüşmelerin bir parçasını teşkil edecektir.
-
Konsey, uzun dönemde ülkenin kalkınmasına ve gelecekte oluşturulacak ortaklığın dayanacağı ilke ve koşullara yönelik kararlılığı doğrultusunda, AB ile Afganistan arasında iddialı ve dengeli bir anlaşmanın müzakere edilmesine yönelik arzusunu ifade eder. Konsey EEAS'yi (AB Diplomatik Servisi) ve Komisyonu, Bonn Konferansı öncesinde bir işbirliği anlaşması için müzakere yetki metni hazırlamaya davet eder.
-
Eylem Planının hem Birlik hem de üye devletler tarafından eşgüdüm halinde uygulanması da dâhil, AB'nin önümüzdeki dönemde Afganistan'da yürüteceği çalışmaları mali olarak desteklemek üzere uygun kaynaklar ayrılmalıdır. Eylem Planında da ayrıntılarıyla ifade edildiği üzere, Birlik ve üye devletlerin kalkınmaya yönelik çalışmalarını, Afgan Hükümetince tespit edilen öncelikli konulara uyarlamaları önem taşımaktadır. Bununla birlikte AB, Afganistan'dan ve bir bütün olarak uluslararası toplumdan bu güçlükleri ele almalarını bekler. İşte bu nedenle Ortak Koordinasyon ve İzleme Kurulu gibi eşgüdüm mekanizmalarının etkinliklerini arttırması ve BM Afganistan Yardım Misyonunun (UNAMA) üstlendiği merkezi rolü oynaması çok daha önemli bir hal almaktadır. AB, ortak hedeflere ulaşılması kapsamında NATO da dâhil tüm uluslararası oyuncularla Afgan liderliği altında sahada koordinasyon sağlamanın büyük bir ehemmiyet arz ettiğinin bilincindedir.
-
Bu bağlamda Birlik, Eylem Planında da öngörüldüğü üzere yerel yönetişim, kamu hizmetleri ve polisinin kamusal eğitimi ile kapasite oluşturma ve hukukun üstünlüğü konularında yürüttüğü çalışmaların önemini vurgular. Birlik, BM ve uluslararası toplumla yakın işbirliği içinde seçim sisteminde reform ve seçim kurumlarının bağımsızlığının sağlanmasına yönelik desteğini daha da güçlendirme kararı almıştır. Konsey de AB kurumlarıyla Afgan Parlamentosu ve sivil toplum arasındaki işbirliğinin geliştirilmesini arzu etmektedir.
-
AB, Afgan polisinin hizmet kalitesini arttırmak amacıyla kendilerine destek verme kararlılığını korumaktadır. Konsey bu konuda AB'nin atabileceği en iyi adımların neler olduğu konusunu değerlendirecek olup bu kapsamda 2013 sonrası EUPOL AFGHANISTAN stratejisin geliştirilmesi için çalışma yapma kararı almıştır.
-
12. Bunun yanında Konsey, Afgan polisinin etkinliğinin etkin ve şeffaf bir adalet sistemiyle el ele gitmesi gereğine de vurgu yapar. Afganistan, adalet sisteminde reform ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi yönündeki taahhütlerini yerine getirmelidir. AB bu çabalarda önemli bir rol oynamaya devam edecektir.
-
13. Uyuşturucu maddelerle bunların üretiminde kullanılan kontrollü kimyasal maddelerin (precursors) üretimi ve ticareti Afganistan'ın istikrarı ve yönetişimi önünde büyük bir tehdit olarak durmakta ve direnişçilerin temel gelir kaynağı olmayı sürdürmektedir. Bu konu tarım, sağlık ve polis faaliyetleri üzerinde doğrudan bir etki yaratmakta ve Afgan nüfusunun geneline çok daha fazla yararı olabilecek afyon ekimine alternatif meşru seçeneklerin yaratılmasını da engellemektedir. Bu bağlamda AB, Afgan mercilerini bu hususu bir bütün olarak ele alan yaklaşımı devam ettirmeye ve uluslararası toplumu da hem bölgesel düzeyde hem de BM ODC (Uyuşturucu ve Suç Ofisi) Paris Paktı doğrultusunda işbirliğini yoğunlaştırmaya çağırır. Birlik bu çabaları uygun olduğu şekilde desteklemeye hazırdır.
-
AB ve Birlik üyesi devletler başta yasadışı göçle mücadele, bu tür göçün engellenmesi, iade ve geri kabul alanında işbirliğini kuvvetlendirilmesi olmak üzere göç konusunda Afganistan Hükümetiyle çalışmayı arzu etmektedir.
-
Güvenlik ve ekonomik kalkınma konularında bölgesel işbirliği büyük bir önem taşımaktadır. Bu hususlarda Afganistan ile Pakistan arasında diyalogun yoğunlaştırılması yönünde atılan adımlara yönelik desteğini ifade eden AB, bölgesel ticaret ve geçiş ağları yoluyla daha yakın bir bölgesel bütünleşme potansiyelinin varlığını kayda geçirir. AB bu potansiyelin gerçekleştirilmesine ve Afganistan'ın uzun vadede kalkınmasını amaçlayan çalışmalarda özel sektörün artarak yer almasına dönük girişimleri destekleyecektir. Birlik hem Bonn Konferansının hem de yaklaşan İstanbul konferansının bölgesel gündem açısından taşıdığı önemi vurgular.