Konsey ve Üye Ülkelerin Hükümet Temsilcilerinin Konsey Bünyesinde Dünya İnsani Zirvesi Konusunda Yaptığı Toplantının Sonuçları

 

Brüksel, 12 Mayıs 2016

 

1. Dünya İnsani Zirvesi (DİZ) dünya toplumunun insanların yaşamlarını kurtarmak, acılarını azaltmak ve insan onurunu korumak amacıyla ortak sorumluluk alması için bir nesilde ancak bir kez elde edilebilen bir fırsat teşkil etmektedir. AB ve Üye Ülkeler Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin "Bir İnsanlık: Ortak Sorumluluk" adlı raporunu ve "İnsanlık için Gündem" adlı gündemde yer alan güçlü vizyonunu memnuniyetle karşılamaktadır.

2. AB ve Üye Ülkeler BM'in temel taahhütlerle eşleştirdiği beş sorumluluk alanının her birinde güçlü ilerleme kaydetme konusunda kararlıdır.

3. BM Genel Sekreterinin vizyonunu gerçeğe dönüştürmek amacıyla, DİZ tüm paydaşlar tarafından üstlenilmesi gereken dönüşümsel değişimler ve kararlı eylemler gerçekleştirmelidir. Bu değişimler ve eylemler Sendai Afet Riski Azaltma Çerçevesi, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve Paris İklim Değişikliği Anlaşması'nda yer alan taahhütleri esas almalıdır. Bununla beraber, DİZ Büyük Ölçekli Göçmen ve Mülteci Hareketlerini ele alan 19 Eylül 2006 tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Zirvesi'nde alınan kararların hayata geçirilmesi açısından da önemli bir adım teşkil edecektir. Biz bu toplu harekette kendi payımıza düşen emeği ve özeni ortaya koymakta kararlıyız.

4. Dünyanın en büyük insani yardım donörü olarak, AB ve Üye Ülkeler DİZ 'in desteklenmesinde ön planda yer almaktadır. Biz, bu vesileyle, insanlık, tarafsızlık ve bağımsızlık prensiplerine, insani yardımın politikleşmesinin ve araçsallaştırılmasının önlenmesi amaçlarına olan bağlılığımızı yeniden beyan etmek isteriz. Dünya liderlerini ve tüm paydaşları İstanbul'da bu bağlılıklarını taahhüt etmeye davet ediyoruz.

Çatışmalara son verilmesi için küresel liderlik

5. İnsani eylemler politik çözümlerin yerini alamaz. Gereksiz ölümlerin ve acıların sona erdirilmesi için çatışmaların gerçek kaynağı ele alınmalıdır. Çatışmaların önlenmesi ve çözümlenmesine ilişkin ana sorumluluk ulusal hükümetlere, silahlı çatışmaların devlet-dışı taraflarına aittir ve topluluklar ile sivil toplumun politik süreçlere ve yönetişim süreçlerine katılımı da çözümün gerekliliklerindendir. AB ve Üye Ülkeler kadınların çatışmaların önlenmesinde, çözümlenmesinde ve barışa ilişkin süreçlerde oynadığı rolün bilincindedir. AB ve Üye Ülkeler, erken uyarı ve erken eylem alanındaki yatırımları güçlendirmek ve erken uyarı, hazırlıklılık, çatışmaların önlenmesi ve aracılık, kriz müdahale ve yönetimi yoluyla çatışmaların ve diğer dış krizlerin tüm aşamalarını ele alan AB kapsamlı yaklaşımı uyarınca kendi politikaları ve araçlarını seferber etmek suretiyle bu süreçleri, erken iyileşmeyi, stabilizasyon ve barışın yeniden sağlanmasını desteklemeye hazırdır. AB ve Üye Ülkeler çatışmaların önlenmesinin ve çözümlenmesinin, yeniden ortaya çıkmasının önüne geçilmesinin AB'nin dış eylem programlarının ana amacı olduğunu bir kez daha teyit etmek ister.

İnsanlığı Koruyan Normlara Bağlılık

6. AB ve Üye Ülkeler, uluslararası insanı hukuk (UİH), göçmen hukuku ve uluslararası insan hakları kanunu dâhil olmak üzere uluslararası hukuku güçlü ve istikrarlı bir şekilde savunmaya devam edecektir. UİK'nun ciddi ihlalleri insanların tolere edilemez bir şekilde acı çekmesine ve büyük insanı krizler yaşanmasına neden olmaktadır.Silahlı çatışmaların tüm tarafları UİK'na, siviller ve askerler arasında ayrım yapma ilkesi, orantısallık ilkesi ve ihtiyat ilkesine uygun davranmalıdır. Bunlara uymak sivillerin, tutsak alınan kişilerin, muharebe dışı kalmış kişilerin ve aynı zamanda sivil nesnelerin korunması için çok önemlidir. Bu ayrıca insani çalışmalarda görevli personel, sağlık personel, hastalar ve tıbbi tesislerin korunması için de kritik bir önem taşır. AB ve Üye Ülkeler onların çatışmalarda hedef haline gelmesini engelleye yönelik tedbirleri aktif bir şekilde geliştirmeye devam edecektir. AB ve Üye Ülkeler, devletlerle (UİH) uygulanması alanında diyalog ve işbirliğini güçlendirerek ve uluslararası insanı hukuka uygunluğun geliştirilmesine yönelik genel kılavuz ilkeler geliştirerek, UIK'nu uluslar arası gündemin zirvesinde tutmaya devam edecektir.

7. Devletler UİH'nun suiistimaline ilişkin hesap verebilirliği sağlamakla yükümlüdür. AB ve Üye Ülkeler UİH ihlallerinin cezasız kalması durumuna karşı savaş vermeye ve tüm silahlı çatışma taraflarının UİH ihlallerini sistematik olarak izlemeye, raporlamaya, incelemeye ve hesap verebilirliğin sağlanmasına yönelik evrensel çabaları desteklemeye davet edilmektedir. Biz başta karşılıklı hukuki destek prosedürlerinin geliştirilmesi, UİH ihlallerinin yargı önüne çıkartılmasından sorumlu, bağımsız ve tarafsız ulusal, bölgesel ve uluslararası mekanizmaların yerel yargı sistemlerinin geliştirilmesi suretiyle evrensel yargı sisteminin geliştirilmesine yönelik çabaları desteklemekteyiz. AB ve Üye Ülkeler sadece yerel yargı sistemlerinin evrenselliğinin ve birbirini tamamlama niteliğinin geliştirilmesi yoluyla değil, çeşitli yollarla Uluslararası Ceza Mahkemesini desteklemeye devam edeceğiz Biz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Üyelerini Güvenlik Konseyi soykırım, insanlık ve savaş suçlarının işlenmesini sona erdirilmesine veya bu tür suçların engellenmesine yönelik zamanında ve kararlı bir eylem gerçekleştirmeden önce, güvenilir taslak kararları ret eden bir oy kullanmamaya davet ediyoruz.

8. AB ve Üye Ülkeler belirli popülasyon gruplarının ihtiyaçlarını, kırılganlıklarını ve kapasitelerini göz önünde bulundurarak, tepki döngüsü içinde koruma tedbirleri alacaktır. Artan savunuculuk çabaları yardımın ihtiyacı olan tüm insanlara emniyetli, engelsiz ve zamanında ulaştırılmasını sağlamak için gereklidir.

9. AB ve Üye Ülkeler mağdurların onurlu muamele görmesini, yaşamlarını yeniden kurmasını ve faillerin işlediklerin suçun hesabını vermesini sağlamak için, her türlü cinsel ve cinsiyet esaslı şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapmaya kararlıdır.

Kimseyi ardında bırakmamak

10. 2030 Gündeminin kimseyi arkada bırakmama ve ilk önce en geride kalanlara ulaşma çabası, mülteciler, ülke içinde yerinden edilmiş kişiler dâhil olmak üzere insani krizlerden ve afetlerden etkilenen kişilere de eşit bir şekilde uygulanmalıdır. Kadınlar, çocuklar, daha yaşlı kişiler ve engelli kişiler afetlerin ve çatışmaların etkilerine orantısız bir şekilde maruz kalmaktadır. İnsani yardım operasyonlarıonların özel ihtiyaçlarını ve kapasitelerini dikkate almalı ve onları tepki döngüsünün içine almalıdır.

11. AB ve Üye Ülkeler zorla yerinde edilmenin insani yardımla birlikte ele alınmasına yönelik yeni ve kalkınma odaklı bir politika çerçevesini önermektedir. Bu yaklaşım Komisyonun "Onurlu Yaşamlar: Yardıma Bağımlılıktan Kendine Bağımlılığa" adlı Tebliğ'de ortaya koyulmaktadır. Bu politika çerçevesinin amacı her düzeyde eğitim dâhil olmak üzere, sürdürülebilir geçim kaynağı ve temel hizmetlere erişimin güvence altına alınması yoluyla yerinden edilmiş kişilerin ve onları içinde barındıran toplumların güçlendirilmesidir. Bu çerçeve uzun süreli zorla yerinden edilme sırasında yaşam şartlarının iyileştirilmesi, yerinden edilmenin sona erdirilmesine yönelik kalıcı çözümlerin geliştirilmesi ve insanların büyük ölçekli hareketlerinin ev sahibi ülke üzerindeki etkisinin azaltılması amacıyla, uluslararası dönörler, ev sahibi devletler, yerel topluluklar, sivil toplum ve yerinden edilen kişiler arasında güçlü bir ilişki ve işbirliğini esas alacaktır.

12. AB ve Üye Ülkeler çatışmaların önlenmesi, mevcut çatışmaların çözüme kavuşturulması, iklim değişikliğine ilişkin güçlerin ve insan hakları ihlallerinin ele alınmasına yönelik çabaların artırılması dâhil olmak üzere, mevcut mülteci krizi ve geniş çaplı yer değiştirmeye zorlanma sorunlarının çok boyutlu kökenlerini ele almaktadır. İnsanların yer değiştirmeye zorlanmasının nedeni mevcut çatışmalar, iklim değişiklikleri ve insan hakları ihlalleridir. AB ve Üye Ülkeler zorla yer değiştirmenin kökenlerine evrensel tepki vermeye, kalıcı çözümlerin bulunmasına katkı sağlamaya ve hassas toplulukların direncinin oluşturulmasına destek vermeye devam edecektir.

13. AB ve Üye Ülkeler kadınların ve kız çocuklarının afet riskinin azaltılmasında (ARA), çatışmaların önlenmesinde ve çözülmesinde, çatışma sonrası yeniden yapılanma ve rehabilitasyon çalışmalarında ve insani yardım ve kalkınma sürecinin tüm aşamalarında eşit ve tam olarak temsil edilmesini ve katılımda bulunmasını sağlama hususunda kararlıdır. Biz 1325 nolu UNSC Kararının, onu takip eden kararların hayata geçirilmesi ve AB'nin 2016- 2017 dönemi için hazırladığı ve tüm AB dış ilişkilerinde cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi için gündemi harekete geçiren sonuç odaklı bir çerçeve sunan ikinci Cinsiyet Eylem Planının uygulanması hedefine olan bağlılığımızı bir kere daha teyit etmek isteriz. Konsey tüm AB Üye Ülkelerini Acil Durumlarda Cinsiyet Odaklı Şiddetten Korunmaya Yönelik Eylem Çağrısı Tebliği 'ne katılmaya ve Yol Haritasını uygulamaya teşvik etmektedir.

Yardım sunumundan ihtiyaçların azaltılmasına doğru

14. AB ve Üye Ülkeler hassasiyet nedenlerinin ele alınmasına ve kalkınma sonuçlarının korunmasına yönelik çabaları daha da güçlendirecektir. AB ve özellikle Üye Ülkeler kriz ve afetleri daha iyi öngörmek, onlar için daha hazırlıklı olmak ve gerçekleştiklerinde daha iyi tepki vermek ve direnci artırmak için insani yardım ile kriz öncesi aşamadan ileriye dönük olarak kalkınma işbirliği arasındaki bağlantıyı daha iyi görmelidir. İklim değişikliğine ilişkin araçlar, ARA, yoksulluğun azaltılması dâhil olmak üzere, ilgili araçlar arasındaki sinerjinin güçlendirilmesi hayati bir öneme sahiptir.

15. AB ve Üye Ülkeler uluslararası insanı yardım sisteminin bugünkü ve gelecekteki güçlükleri güvenilir ve tahmin edilebilir şekilde ele alabilmesini sağlamaya kararlıdır. Bu da hem uluslararası, hem de yerel düzeyde güçlü, yetkilendirilmiş liderlik, riskleri göz önünde bulunduran ortak bir değerlendirme ve analiz, ve kolektif, sistem genelinde ve daha güçlü bir hesap verebilirlik sayesinde, kalite sonuçlarının elde edilmesi üzerinde odaklanılmasını gerektirir. AB ve Üye Ülkeler siloları aşan, etkilenen hükümetleri, BM kuruluşlarını, STK'ları, Uluslararası Kızıl Haç Hareketini, özel sektörü, inanç bazlı kuruluşları ve diğer grupları içeren, her bir aktörün kıyaslamalı avantajlarını esas alan ortak bir insani eylem çağrısında bulunmaktadır.

16. Eylemin yerel olarak sahiplenilmesi ve liderlik de gereklidir. İnsani yardım insani prensipler göz önünde bulundurularak, hem yerel olarak, hem de uluslararası olarak sağlanmalıdır. Yerel tarafların kapasitelerinin artırılması ve güçlendirilmesi/yetkilendirilmesi önemlidir. Mümkün olduğu durumlarda, yerel aktörlerin riskleri daha iyi tahmin etmek ve azaltmak, krizlere hazırlanmak ve tepki vermek için kullandıkları yolları geliştireceğiz.

17. Yenilikçi yaklaşımlar, ortaklıklar, finansman, teknolojiler, bilim ve araştırmanın harmanlanması insani ihtiyaçların artmasına verimli ve etkin tepki verilmesinin sağlanması açısından önemlidir. Dijital devrim şeffaflığı, hesap verebilirliği ve özellikle doğrudan etkilenen kişileri harekete geçirebilir. AB ve Üye Ülkeler etkili ve talep tarafından yönlendirilen insani inovasyonun hareket geçirilmesi için özel sektör ve akademisyenlerin içgörülerini harmanlamak için çok ortaklı işbirliğini desteklemektedir.

İnsanlığa yatırım

18. AB ve Üye Ülkeler İnsani Yardımların Finansmanına İlişkin Üst Düzey Panelin raporunu ve kaynakların temelini derinleştiren, genişleten ve yardımların yerine ulaşmasını iyileştiren insani ihtiyaçların azaltılması üzerindeki odak noktasını memnuniyetle karşılamaktadır.

19. AB ve Üye Devletler diğer donörlerin yapmakta olduğu cömert katkıları takdirle karşılamakta ve tüm Devletleri insani prensipler doğrultusunda, kendi kapasiteleri çerçevesinde insanlık için sorumluluk üstlenmeye davet etmektedir. AB ve Üye Ülkeler vatandaşların, sivil toplumun, özel sektörün, sivil toplumun, İslami Sosyal Finansın, multilateral kalkınma bankalarının, kendi görev alanları dâhilinde daha güçlü bir şekilde sürece katılması yoluyla finansman temelinin güçlendirilmesini teşvik etmektedir.

20. AB ve Üye Ülkeler donörler ve insani yardım kuruluşları arasındaki Büyük Pazarlığı memnuniyetle karşılamakta ve her iki tarafı finansmanın hem etkilenen insanlara, hem de vergi mükelleflerine karşı tam bir şeffaflık ve hesap verebilirlik içinde, en etkin ve verimli şekilde harcanmasını sağlayacak reformları gerçekleştirmeye teşvik etmektedir. AB ve Üye Ülkeler BM'i"Değişim Gündemi"nin yaygınlaştırılmasını tamamlaması ve daha işbirlikçi, verimli ve kolektif sonuçlar elde edilmesine yönelik bir modele doğru hareket için teşvik etmektedir.

Uygulama ve Tamamlama

21. Dünya İnsani Zirvesi'nin elde edeceği başarı tüm paydaşların taahhütlerini zamanında uygulamasına bağlı olacaktır. AB ve Üye Ülkeler BM'i dahil eden, hesap verebilir, şeffaf ve verimli bir takip sisteminin oluşturulması için güçlü bir liderlik sunmaya davet etmektedir. Taahhütlerimizin uygulanmasına ilişkin düzenli raporlama yapmaya ve diğer tüm paydaşları da aynı doğrultuda hareket etmeleri için teşvik etmeye devam edeceğiz.