AB Konseyi genişlemeye ilişkin kararları onayladı

Konsey, başta Birliğin Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortamın oluşturulması ve Türkiye ile işbirliğine dayalı ve karşılıklı fayda sağlayan bir ilişki geliştirilmesine yönelik stratejik çıkarları olmak üzere, Avrupa Birliği'nin Türkiye ile ilişkilerine dair önceki tüm Konsey ve AB Konseyi kararlarını hatırlatır.

TÜRKİYE

54. Konsey, başta Birliğin Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortamın oluşturulması ve Türkiye ile işbirliğine dayalı ve karşılıklı fayda sağlayan bir ilişki geliştirilmesine yönelik stratejik çıkarları olmak üzere, Avrupa Birliği'nin Türkiye ile ilişkilerine dair önceki tüm Konsey ve AB Konseyi kararlarını hatırlatır.

55. AB, AB Konseyi Üyeleri tarafından 25 Mart 2021 tarihinde ve daha önceki AB Konseyi kararlarında belirlenen koşullara tabi olmak kaydıyla, bir dizi ortak çıkar alanında Türkiye ile aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir bir ilişki kurmaya hazırdır. Konsey ayrıca açık ve samimi bir diyaloğun sürdürülmesi, ortak zorlukların ele alınması ve göç, halk sağlığı, iklim, terörle mücadele ve bölgesel meseleler gibi temel ortak çıkar alanlarında işbirliği yapılması konusunda kararlılığını muhafaza etmektedir. Konsey, bu konuların birçoğunda AB ve Türkiye arasında Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının sürdürülmesini not eder.

56. Konsey, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son dönemde kaydedilen gelişmeleri olumlu not eder ve bu gelişmelerin sürdürülebilir olmasını ümit eder. Konsey, Doğu Akdeniz'de gerilimin azaltılmasını memnuniyetle karşılamakta olup, bu durumun sürdürülmesi gerektiğini ifade eder.

57. AB, Şubat 2023'te Türkiye’nin güneydoğusunu vuran depremlere dayanışma içinde hızlı bir şekilde yanıt vererek, Birliğin Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla kurtarma ekipleri ve ayni destek sağlamış ve uluslararası toplum tarafından toplam 6 milyar Avroluk bir taahhüdün harekete geçirilmesine katkıda bulunmuştur.

58. Konsey, Türkiye'nin iyi komşuluk ilişkilerine, gerektiğinde Uluslararası Adalet Divanı'na başvurarak anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümüne kesin bir şekilde bağlı kalmasını beklemektedir. Konsey, ilgili tüm Konsey kararlarında ve 21 Eylül 2005 tarihli Deklarasyonda belirtildiği üzere, Türkiye'ye, Ortaklık Anlaşması Ek Protokolünün tüm Üye Devletlere tam olarak ve ayrım yapmaksızın uygulanması dâhil olmak üzere, Müzakere Çerçeve Belgesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısında bulunur. Tüm Üye Devletlerin tanınması esastır. Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmelidir ve AB hukuku ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi de dâhil olmak üzere uluslararası hukuk uyarınca, tüm AB Üye Devletlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına saygı göstermelidir.

59. AB, önceki Konsey ve AB Zirvesi kararlarını hatırlatarak, Kıbrıs meselesinin BM tarafından kabul edilen çerçevede, ilgili tüm BMGK kararlarına uygun olarak ve AB'nin dayandığı ilkeler ve müktesebat doğrultusunda kapsamlı bir çözüme kavuşturulması yönündeki kararlılığını sürdürdüğünü belirtir.  Türkiye'nin, dış boyutları da dâhil olmak üzere, böyle bir barışçıl çözüme bağlı kalması ve katkıda bulunması büyük önem taşımaktadır. AB, müzakerelerin süratle yeniden başlatılması çağrısında bulunur ve BM öncülüğündeki sürecin tüm aşamalarının desteklenmesinde aktif bir rol oynamaya hazırdır. Konsey Maraş'ın statüsünün önemini hatırlatır, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı tüm tek taraflı eylemlerini kınar ve bunlardan derhal geri dönülmesi çağrısını yineler. Konsey, Türkiye'yi başta 541, 550, 789 ve 1251 sayılı kararlar olmak üzere ilgili BM Güvenlik Konseyi Kararlarına riayet etmeye davet eder.

60.  Önceki yıllarda alınan Konsey kararlarına paralel olarak ve Türkiye'nin bu konulardaki uluslararası taahhütlerini de hatırlatarak Konsey, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında süregelen ve derin endişe yaratan gerilemeye ilişkin ciddi endişelerini yineler. Sistemsel olarak yargı bağımsızlığının eksikliği ve yargı üzerindeki usule aykırı baskı ile medya ve ifade özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalar ciddi endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Türkiye, Avrupa Konseyi ve onun ilgili kurum ve kuruluşlarıyla işbirliğini artırmalı, onların temel tavsiyelerini dikkate almalı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Türkiye'nin taraf olduğu diğer uluslararası insan hakları belgelerini tam olarak uygulamalı ve AİHS'nin 46. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) tüm kararlarını yerine getirmelidir. Türkiye'nin AİHM kararlarını uygulamamaya devam etmesi, hukukun üstünlüğü, temel haklara saygı ve uluslararası yükümlülüklerine bağlılığı konusunda soru işaretleri yaratmaktadır. Konsey, Türkiye'yi tüm bu alanlardaki olumsuz eğilimleri acilen tersine çevirmeye ve Komisyon raporunda tespit edilen birçok ciddi eksikliği güvenilir bir şekilde ele almaya çağırır.

61. Ekonomik kriterler konusunda Konsey Türkiye'nin, daha istikrar odaklı makroekonomik politikalara geri dönülmesi ve kurumsal ve düzenleyici ortam da dâhil olmak üzere  piyasa ekonomisinin düzgün işleyişine ilişkin süregelen endişelerin giderilmesine dönük adımlara devam etmesini teşvik eder.  Konsey ayrıca, Türkiye'nin AB-Türkiye Gümrük Birliği anlaşmasının uygulanmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi ve anlaşmanın tüm Üye Devletlere etkin bir şekilde uygulanmasını sağlaması gerektiğini hatırlatır. Konsey ayrıca, çift kullanımlı mallar da dâhil olmak üzere malların serbest dolaşımının AB'nin kısıtlayıcı tedbirlerinin etkisiz bırakılmasına yol açmasına izin verilmemesi gerektiğini yineler.

62. AB-Türkiye 2016 Bildirisi göç konusunda işbirliğinin temel çerçevesi olmaya ve sonuç vermeye devam etmektedir. Ekim 2021 tarihli AB Konseyi kararları doğrultusunda Konsey, Türkiye'den, Kıbrıs Cumhuriyeti bakımından da dahil olmak üzere, AB-Türkiye Bildirisinin tam ve ayırımcı olmayan bir şekilde uygulanmasını sağlamasını, geri dönüşleri yeniden başlatmasını ve düzensiz gelişleri önlemesini beklemektedir. AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşmasının tam ve etkin bir şekilde uygulanması ve tüm AB Üye Devletleri ile adalet ve içişleri alanında işbirliği yapılması elzem olmaya devam etmektedir. Konsey, Türkiye'nin AB vize politikasına uyum sağlaması gerektiğini vurgular.

63. Konsey, Türkiye'nin dış politikasının, Komisyon raporunda da detaylandırıldığı üzere, AB'nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası kapsamındaki öncelikleriyle giderek daha fazla çatıştığını derin bir endişeyle not eder ve Türkiye'nin AB'nin ODGP pozisyonlarına ve kısıtlayıcı tedbirlerine uyumunu en öncelikli mesele olarak hızlandırması yönündeki güçlü beklentisini yineler. Konsey, Türkiye'nin Ukrayna'ya tahıl ihracatının kolaylaştırılmasında oynadığı yapıcı rolü kabul etmekle birlikte, Türkiye'nin Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları karşısında kabul edilen AB kısıtlayıcı tedbirlerine uyum sağlamamasından derin üzüntü duymakta ve bu tedbirlerin etkisiz kılınmasının önlenmesinin büyük önem taşıdığının altını çizmektedir.

64. Konsey, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden uzaklaşmaya devam ettiğini üzüntüyle not eder ve Türkiye'nin katılım müzakerelerinin bu nedenle fiilen durma noktasına geldiğini ve başka hiçbir faslın açılması veya kapatılmasının düşünülemeyeceğini kaydeden önceki kararlarını hatırlatır.

Raporun tamamını okumak için: