Avrupa Komisyonu’nun İnsani Önceliklerinden Biri Olan Suriye Krizi
Kristalina Georgieva
Avrupa Komisyonu’nun Uluslararası İşbirliği, İnsani Yardım ve Kriz Müdahaleden Sorumlu Üyesi
BMMYK Yürütme Komitesi Yüksek Kurulu / Cenevre
30 Eylül 2013
Yüksek Komiser Guterres, Ekselansları, Hanımefendiler ve Beyefendiler,
Bizi burada bir araya getirdiği için BMMYK Yürütme Komitesine müteşekkirim. Tüm bölgeyi gölgeleyen bu büyük krizi birlikte göğüsleyebiliriz.
Bir yıl önce, çözümün çok yakında olduğu yönünde umutlar vardı. O günden bu yana öldürülen kişi sayısı dörde katlanarak 27,000’den 100,000 küsura, mülteci sayısı ise sekize katlanarak 270,000’den 2.1 milyon küsura ulaştı. İnsanların geçtiğimiz yıl ortaya çıkan tıkanıklığın aşılması için uluslararası camiaya döndüğü bugünde, çözüm ümitleri tekrar canlanmış durumda. Ancak, bu çatışmaya siyasi bir çözüm bulunabilse bile, açılan derin yaraların iyileşmesi yıllar alacaktır. Zira krizin fazlasıyla uzamasının spesifik yansımaları olmaktadır.
Avrupa Birliği’nde bizler, uzun zaman önce krizin vahametinin farkına vardık. Şu ana kadar, Suriyelilere ve onların komşularına yardım edebilmek için 2 milyar € - 2.7 milyar $ seferber ettik. Bu meblağın yaklaşık %40’ı Suriye içinde gıda, barınak ve tıbbi malzeme için kullanılmıştır. Bu çerçevede, hayatları pahasına yardım sevkiyatını gerçekleştiren insani yardım çalışanlarına en içten takdirlerimi sunmak istiyorum. Diğer bir %40’lık dilim de mülteciler için kullanılmıştır. Bu insanlar ne yazık ki komşu ülkelerde mali bir külfet oluşturmakla kalmamakta, aynı zamanda mevcudiyetleri nedeniyle bu ülkeler açısından potansiyel bir risk yaratmaktadır. Belirtilmesi gereken bir diğer önemli husus da, yardımın % 20’sinin mültecilere ev sahipliği yapan toplumlara kanalize edilmesidir. Şayet mültecilere ev sahipliği yapan toplumlara yardım sağlamazsak, onların tavrında bir değişiklik olabilir ki bu da vahim sonuçlar doğurabilir.
Geleceğe baktığımızda önceliklerimiz şunlardır;
İlk olarak, bu yıl, gelecek yıl, sonraki yıl hep para toplamamız gerekmektedir Avrupa taahhütlerini çoktan aşmış durumdadır. Zor durumda olan ülkelerin yanında olmak için mücadeleye devam edeceğiz.
İkinci olarak erişim. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin insani yardıma erişim konusunda kesin kararlar alması gerektiğini dile getiren önceki konuşmacılara tamamen katılıyorum. Yakın geçmişte ilk kez, ciddi boyutlarda bir insani felaket karşısında, Güvenlik Konseyi temel bir takım meselelere değinmemiş, sivillerin öldürülmeleri ve insani yardım çalışanlarına yönelik saldırıları kınamamıştır. Bu durum, Suriye'deki siviller için kötü olduğu gibi uluslararası insani hukukun acımasız şekilde hiçe sayılması karşısında kayıtsız kalınması tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir.
Üçüncü olarak, mültecilerin büyük bir kısmına ev sahipliği yapan ülkelerde makroekonomik destek, kalkınma desteği ve insani yardımı birleştiren kapsamlı bir yaklaşımı uygulamaya devam etmeliyiz. İnsani yardım programlarımızda her Avro, Dolar, Lira'yı olabildiğince iyi kullanmalıyız.
Dördüncü olarak, yaşam kurtarma desteği sağlamak için çalışırken, bu krizin en büyük tehlikelerinden bir tanesinin gençlerin radikalleştirilmesi olduğunu unutmamalıyız. Kayıp bir nesil yaratmaktan kaçınmalıyız.
Son olarak, Avrupa'da yalnızca kalplerimizi ve cüzdanlarımızı değil sınırlarımızı da açmalıyız. Unutmayalım ki BMMYK II. Dünya Savaşı sırasında yerlerinden edilen Avrupalılar için kurulmuştu. Bizler mülteciydik. Avrupa Birliği dayanışma değeri üzerine inşa edilmiştir. Bu aynı zamanda ihtiyaç duyduklarında insanları kucaklayabilmek anlamına gelir. Suriye krizine siyasi bir çözüm bulunması gereklidir. Öte yandan, dayanışmaya hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyan insanlarla da dayanışma sergileyebilmeliyiz.
İlginize teşekkürler!