Entegre Sınır Yönetimi Eşleştirme Projesi
Açılış Töreni
11 Ocak 2011
AB Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini tarafından yapılan konuşmanın ana hatları
-
Entegre Sınır Yönetimine doğru önemli bir adım atmak üzere bu açılış töreni münasebetiyle burada bulunmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyuyorum.
-
Proje
-
Bu eşleştirme projesinden sorumlu Üye Devlet olan Finlandiya, sınır yönetimi konusunda yerleşik bir geleneğe sahip olup uzun zamandır Avrupa'nın dış sınırlarında ve sınır yönetimi alanındaki işbirliğinde önemli bir rol oynamıştır.
-
AB Türkiye'nin, vatandaşlarının güvenliğini temin ederken aynı zamanda ortak amaç olan AB ile entegre ve koordineli bir sınır yönetimi sisteminin yerleştirilmesi hedefine ciddi ölçüde hizmet eden, gelişmiş bir sınır yönetimi modeli oluşturma konusundaki kararlılığını çok iyi bilmektedir.
-
Yürütülecek olan eşleştirme projesinin temel unsurları hakkında zaten bilgi sahibisiniz; bu nedenle, ben tekrarlardan kaçınmak istiyorum. Yalnız altını çizmek istediğim bir husus var: Bu proje yoluyla AB, sınır yönetimi konusundaki uzmanlığını ve bilgi birikimini, ilgili Türk kurumlarının hizmetine sunacaktır.
-
Yürütülecek proje Türkiye'ye bir AB modeli "empoze etmeyi" amaçlamamaktadır; burada Türkiye ve Finlandiya, risk yönetimi konusunda deneyim ve bilgi birikimlerini paylaşacaklardır. Proje, ilgili mevzuatın hazırlamasına dair süregelen çalışmaların yanı sıra, Türkiye'nin entegre sınır yönetimi sistemine yönelik yol haritasının da çok önemli bir parçasını teşkil etmektedir.
-
Türkiye'nin rolü
-
ESY, tüm seviyelerde kaynakların verimli kullanımı, işbirliği ve eşgüdüm anlamına gelmektedir. ESY, bünyesinde iki önemli güçlüğü barındırmaktadır: [Bunlardan ilki] Ticaret ve turizmin yanı sıra, insan ve mal akışının kolaylaştırıldığı "açık sınırlar"; [diğeri ise] sınır ötesi suçların, olabilecek en üst düzeyde azaltıldığı "güvenli sınırlar"ın varlığıdır. Bütün bunlar sınırda görev yapan yetkili birimlerin, risk yönetimi kriterlerine dayalı seçici teftişler yaparak, güvenlik kontrolleriyle ticaret ve turizmin kolaylaştırılması arasında bir denge kurmalarını gerekli kılmaktadır.
-
Risk analizini gerçekleştirebilen güçlü bir kapasiteye sahip olmak, tabii ki, sınır yönetiminin profesyonel sınır personeli tarafından verimli bir şekilde uygulanabilmesini sağlayacak en temel unsurdur. Aynı zamanda bu personel, uluslararası ilkeler ve Hukukun Üstünlüğü ışığında Türkiye'ye yönelik ve Türkiye yoluyla gerçekleşen yasadışı göçle de mücadele etmek durumunda. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ve AB, ortak bir güçlükle karşı karşıya. Yasadışı Türk göçmenlerle değil Türkiye'yi kullanarak geçiş yapan yasadışı göçmenlerle karşı karşıyayız.
-
Türkiye'nin entegre sınır yönetiminin ihtiyaçlarına yönelik olarak özel tasarlanan risk yönetimi modeliyle ilgili olarak önemli bir hususu vurgulamak isterim: Her yerde aynı şekilde uygulanabilecek tek bir risk yönetimi modeli veya sistemi bulunmadığını hatırdan çıkartmamalıyız. Her ülkenin kendine özgü gelenekleri, çekinceleri ve yaklaşımları söz konusudur. Bu unsurun Finlandiya'dan gelen uzmanlar tarafından göz önünde bulundurulacağına inanıyorum.
-
Kurulacak Sınır Muhafızları Biriminin yapısı, teşkilatı ve yetkisine ilişkin kararların alınmasına sıra geldikçe Türkiye de önemli bir noktaya doğru ilerliyor. Diğer kaynakların yanı sıra bu proje, söz konusu kararın verilebilmesi için gerekli ön bilgiyi ortaya koymaktadır. Şüphesiz nihai karar Türk makamları tarafından verilecektir. AB’nin rolü, sahip olduğu en iyi uzmanlık bilgisini paylaşmak ve AB müktesebatına ilişkin tüm parametrelerin yerine getirilmesini sağlamaktır.
-
Avrupa Birliği, başta İç İşleri Bakanlığı olmak üzere Türk makamlarının, Türkiye’nin sınır yönetimi sistemini Avrupa standartlarına uygun hale getirme konusundaki kararlılıklarını memnuniyetle karşılamaktadır. Bu bağlamda yürütülen çalışmaları yakından takip etmekteyiz ve emeği geçen tüm ilgili paydaşlara müteşekkiriz.
-
AB ve Türkiye
-
AB, Türkiye’nin AB’ye katılım süreciyle alakalı hepimizin bildiği ve uzun zamandır var olan kriterler ile AB’de geçerli ilkeler çerçevesinde, 2002 yılından bu yana Türkiye’nin ESY alanındaki çabalarını desteklemektedir.
-
Proje Avrupa Birliği için de aynı derecede önem taşımaktadır çünkü ESY, başta göç, iltica, vizeler, geri kabul, adli işbirliği ve gümrük birliği olmak üzere sınırlarla alakalı diğer politikalarla da ilişkilidir.
-
AB, zorlu bir alan olan sınır yönetimi konusunda önümüzdeki dönemlerde de hem teknik hem de mali açıdan Türkiye’yi destekleme arzusundadır.
-
Bu proje tabii ki tek başına bir faaliyet değildir; Avrupa Komisyonu’nun İç İşlerinden sorumlu Genel Müdürü bu hafta, sınırlardaki işibirliği ve geri kabul anlaşmasının sonuçlandırılmasını görüşmek üzere bir ziyaret gerçekleştirecektir. Bu da gösteriyor ki AB ile Türkiye’nin göçle ilgili konulardaki işbirliği aktif ve çok yönlü ve her iki tarafın da menfaatine olacak şekilde devam etmektedir.
*****
-
Sözlerime son verirken bu projenin hazırlanmasında her türlü emeği geçen tüm ortaklara teşekkürlerimi sunar projenin başarıyla uygulanmasını dilerim. Teşekkür ederim.