Komisyon Üyesi Šuica, Akdeniz’de İlişkilerin Güçlendirilmesinde AB-Türkiye Rolünü Görüşmek Üzere Ankara’yı Ziyaret Ediyor

06.05.2026
Ankara
Basın ve İletişim Ekibi

Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz’den Sorumlu Üyesi Dubravka Šuica, AB-Türkiye iş birliği ve geniş Akdeniz bölgesiyle ilgili ortak konularda görüş alışverişinde bulunmak üzere bugün Ankara’yı ziyaret etti. Komisyon Üyesi Šuica, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile bir araya geldi.

 

Komisyon Üyesi, ortak çıkarlar doğrultusunda, göç ve güvenlik gibi temel konuların yanı sıra Akdeniz Paktı kapsamında enerji, bağlantısallık ve yatırım gibi alanlarda olası üçlü işbirliği imkânlarını ele aldı. Üçlü iş birliği yoluyla Pakt’ın, diğer AB girişimleriyle sinerji oluşturarak kapsamını Güney Akdeniz’in ötesine taşıma potansiyeline sahip olduğunun altı çizildi.

Komisyon Üyesi, bölgedeki genel durum çerçevesinde, Gazze’deki mevcut destek, toparlanma ve yeniden inşa süreçlerini ve Suriye’de barışçıl ve gerçekten kapsayıcı bir geçiş süreci ile  sosyo-ekonomik toparlanmayı ele aldı. 

Komisyon Üyesi tarafından yapılan basın açıklaması:

  • Bugün, Türkiye’yi ilk kez ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. 
  • Türkiye, coğrafi, stratejik, siyasi ve ekonomik açılardan Avrupa Birliği için önemli bir ortaktır. Türkiye, AB’ye aday bir ülke ve NATO müttefikidir; aynı zamanda geniş Orta Doğu bölgesinde önemli bir rol oynamaktadır.
  • Böylesine değişken bir bölgede istikrarı birlikte sağlamak hayati önem taşıyor ve iş birliğimizi daha da derinleştirmek için güçlü bir potansiyel görüyorum. 
  • AB’nin stratejik çıkarları, güney komşu ülkelerinde ve Orta Doğu’da istikrar ve güvenliğin sağlanmasının yanı sıra Türkiye ile uluslararası hukuka dayalı, iş birliği odaklı ve karşılıklı fayda sağlayan bir ilişki geliştirilmesini gerektirmektedir. Bu aynı zamanda tüm komşularla iyi ilişkilerin geliştirilmesini de kapsamaktadır.
  • Bugün bölgedeki durumu ve İran’ı ilgilendiren gerilimleri ele aldık. 
  • Mesajımız net: Gerilimin azaltılması, uzun vadeli istikrar ve barış ortak hedeflerimizdir. 
  • Siviller ve kritik altyapı korunmalıdır. 
  • Bu krize kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması gerekmektedir.
  • Bu, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin tam ve kalıcı olarak yeniden tesis edilmesini ve İran’ın nükleer ve balistik füze programına ilişkin endişelerin giderilmesini de içermektedir.
  • Türkiye’nin diyaloğu teşvik etme ve gerilimi düşürme çabalarına verdiği desteği ve oynadığı önemli rolü takdirle karşılıyorum.
  • Suriye konusunu da görüştük. AB, 2011 yılından bu yana Suriyelileri kararlı şekilde destekliyor; ve ülkelerini yeniden inşa ederken Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz. AB olarak, etnik veya dini kökenlerine bakılmaksızın tüm Suriyelilerin korunmasını ve temsil edilmesini sağlayan barışçıl ve gerçek anlamıyla kapsayıcı bir geçiş sürecini destekliyoruz. Suriye’nin hızla sosyo-ekonomik toparlanması, bağış yapan ülkeler arasındaki koordinasyonun sağlanması ve yatırımların desteklenmesi de temel önceliklerimiz arasındadır. Sadece birkaç gün sonra, 11 Mayıs tarihinde Brüksel'de, tüm bunları görüşme imkânı bulacağımız Suriye Ortaklık İşbirliği Forumu ile birlikte ilk AB-Suriye Üst Düzey Siyasi Diyaloğu’nu gerçekleştireceğiz. 

  • Gazze konusunda AB, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarına değer veriyor. Ortak hedefimiz nettir: kalıcı ve sürdürülebilir bir barış. Bu hedef doğrultusundaki uluslararası çabaları destekliyoruz ve hızlı bir toparlanma sürecine katkıda bulunmaya hazırız. Avrupa Birliği, Filistin Yönetimi’nin önemli bir ortağı olmayı sürdürüyor. 13 Temmuz tarihinde Brüksel’de ikinci Filistin Bağışçı Grubu toplantısına ev sahipliği yapacağız. Türkiye’nin bu sürece aktif katılımını sürdürmesini bekliyorum. 

  • Göç konusunda Türkiye, Avrupa Birliği için stratejik ve vazgeçilmez bir ortaktır. Göç yönetimi ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele etmeye yönelik ortak çabalarımız somut sonuçlar veriyor.

  • Milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapma konusundaki çabalarından ötürü Türkiye’ye minnettarız. AB, Türkiye’deki milyonlarca mültecinin yaşam koşullarının iyileştirilmesine aktif olarak katkıda bulunmuştur. Suriye’deki çalışmalarımızı artırarak güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüşleri desteklemeye kararlıyız. Aynı zamanda, sınır yönetimi ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele de dahil olmak üzere yakın iş birliği içinde çalışmaya devam etmeliyiz. 

  • Bunun yanı sıra, bölgedeki krizlerin ötesine bakmalı ve geleceğe odaklanmalıyız. 

  • Yakın zamanda ortaya koyduğumuz Akdeniz Paktı ve Eylem Planı, daha derin bir işbirliği için bir platform sunuyor.

  • Türkiye, Pakt’ın üç temel sütununu oluşturan insanlar, ekonomi ve güvenlik alanlarında ortak menfaatlere odaklı girişimlere katkıda bulunabilir. 

  • Özellikle enerji, bağlantısallık ve yatırım alanlarında fırsatlar görüyoruz. 

  • Bölge genelinde yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen ve Türkiye’nin katılımına açık olan Akdeniz Ötesi Yenilenebilir Enerji ve Temiz Teknoloji Girişimi (T-MED) buna bir örnektir. 

  • Bu ziyaret, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin yakın iş birliği içinde çalışması gerektiğini bir kez daha açıkça hatırlatıyor. Gazze’den Suriye’ye ve Akdeniz’in geleceğine kadar iş birliğimiz hayati önem taşıyor. Diplomatik girişimleri ve ekonomik potansiyeli ile Türkiye stratejik bir ortağımızdır.