"Türkiye ve AB, sermaye piyasaları standartları konusunda ortak bir noktada buluşmuştur."
11 Aralık 2007, Ankara
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı, Buyukelçi Marc Pierini’nin konuşma özeti
§ Sayın Başbakan Yardımcısı, Türkiye Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı, Almanya Federal Finansal Denetim Kurumu’nun Temsilcileri, Sayın Büyükelçi ve değerli konuklar ,
§ Dün yapılan AB Bakanlar Konseyi toplantısında alınan kararlarla ilgili bugün çıkan haberlerden ve Dış İşleri Bakanlığı açıklamasından anlaşıldığı kadarıyla Türkiye’de AB’ye katılım sürecine ilişkin bir hoşnutsuzluk söz konusudur. Fakat bugün burada Türkiye’nin AB’ye üyeliği yolunda yürütülen önemli projelerden birinin kapanışını yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu konuya ilişkin dört noktaya değinmek isterim.
§ Genel politika düzeyinde Türkiye ile AB, sermaye piyasaları standartları konusunda ortak bir noktada buluşmuştur.
§ AB’de modern ekonomilerin işleyişinde finans piyasalarının hayati önem taşıdığı düşünülür. Finans piyasalarına daha fazla entegrasyonun sağlanması daha iyi bir sermaye tahsisini beraberinde getirir. Bu, sürdürülebilir ekonomik büyümenin kilit bir bileşenidir. Finans hizmetlerinde tek pazarın tamamlanması, Birliğin, daha dinamik, yenilikçi ve cazip bir Avrupa’da daha fazla ve daha iyi iş imkanları yaratılması genel hedefinin ayrılmaz bir parçasıdır.
§ 2001 yılında öncelikle finans sektöründe yaşanan krizden sonra Türkiye finans sektörü için kapsamlı bir reform gündemi ortaya koymuştur. Bankacılık bu reform gündeminin temel taşlarından birini oluşturmuş ve bunu sigortacılık ve sermaye piyasaları takip etmiştir.
§ Bu sürecin bir parçası olarak çeşitli yasalar kabul edilmiştir. Bankacılık Yasası, Banka ve Kredi Kartları Yasası, ve Sigortacılık Yasası bunlardan bazılarıdır. Türkiye, AB mevzuatına uyum düzeyini önemli ölçüde geliştirmiştir. Projemiz kapsamında hazırlanan yeni Sermaye Piyasası Kurulu Yasası’nın kabul edilmesiyle önümüzdeki aylarda daha fazla ilerlemenin kaydedileceğini ümit ediyoruz.
§ Komisyon bu gelişmeleri büyük bir memnuniyetle karşılamaktadır. Ayrıca Türk yetkililerin finans hizmetlerindeki ilerlemeyi ekonomik gelişmenin gerekli ve önemli bir bileşeni olarak görmelerinden dolayı da memnuniyet duyuyoruz.
§ Bu durum, AB ile Türkiye’nin ortak hedefi olan katılım süreciyle yakından ilgilidir.
§ Finans Hizmetleri katılım sürecinin zorlu ve önemli bir başlığını oluşturmaktadır. Finans hizmetlerinde elde edilen ilerleme bu hedefe iki şekilde katkıda bulunacaktır.
- Ekonomik kriterler aday ülkenin işler halde bir piyasa ekonomisi olmasını gerektirmektedir. Tasarrufları karlı yatırımlara yönlendiren etkili bir finans sektörü olmaksızın piyasa ekonomisi işlev gösteremez.
- Üyelik mükellefiyetlerini üstlenmede AB müktesebatıyla uyum hayati önem taşımaktadır. Şu hususu sizlere hatırlatmaktan memnuniyet duyuyorum: 2007 yılı İlerleme Raporu’nda, Türkiye’nin özellikle bankacılık ve sigorta sektörü olmak üzere finansal hizmetler alanında “iyi düzeyde ilerleme” kaydettiği ifade edilmiştir. Umut ediyoruz ki uyumlaşma çabaları, daha hızlı olmasa bile aynı şekilde 2008 yılında da deveam edecektir.
§ Gelecekte yapılacak çalışmalar açısından bakıldığında, finans sektörüyle ilgili mevzuatın, daha da ileri gitmesini bekliyoruz. Komisyon, geçtiğimiz süreçte Türkiye’nin kısa ve orta vadeli önceliklerine ilişkin olarak Avrupa Birliği Konseyi’ne yeni bir Katılım Ortaklığı teklifi sundu. Bu belgeye göre:
- Yeni AB sermaye yeterliliği çerçevesinin kabulü için daha fazla uyumlaşma gerekmektedir. Bu husus ve ilgili diğer direktifler, hem bankaları hem de yatırım şirketlerini kapsamaktadır. Bu alanda Türkiye’de, finans hizmetlerinin farklı segmentlerinden sorumlu olan düzenleyici kurumlar arasında yoğun bir işbirliği gerektiğine nanıyoruz.
- Sigorta alanında bağımsız bir düzenleyici ve denetleyici otorite kurulurken düzenleyici kurumların, denetim ve tedbirle ilgili standartlarını da daha fazla kuvvetlendirmelerini bekliyoruz.
§ Özellikle eşleştirme projesi ile ilgili olarak, Sermaye Piyasası Kurulu’na yönelik 2.5 milyon Euro’luk mali yardım yoluyla Türkiye’deki finans sektörünün daha da gelişmesi için katkıda bulunmayı amaçladık. Bu programın 2 milyon Euro tutarında bir bütçeye sahip olan eşleştirme bileşeni kapsamında, Türk uzmanlarla Alman (BaFin) uzmanlar yüksek düzeyde bir işbirliği sağlamışlardır. Uzmanlar ortaklaşa olarak yeni bir Türk sermaye piyasası taslak kanunu ve ilgili uygulama yönetmeliğini hazırlamışlardır. Bununla beraber, eğitim faaliyetleri ile çalışma ziyaretleri de düzenleyerek ülkeler arasında danışmanlık amaçlı işbirliğinde anahtar unsur olan network oluşturma kapasitelerini geliştirmişlerdir.
§ Bu projenin sonuna gelmiş olunsa da önümüzdeki yıllar süresince, Sermaye Piyasası Kurulu ile işbirliği yapmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte, düzenleyici kurumların Avrupa Birliği ile uyum faaliytlerinde kendilerine katkı sağlamak konusunda da istekli olduğumuzu ifade etmek isterim.
§ Türkiye’de yaygın olarak kullanılan eşleştirme, müktesebatın iç hukuka aktarılması alanında oldukça verimli bir yöntem olarak kendini ispat etmiştir. Bu teknik, aynı alanda uzmanlaşmış kurumlar ve uzmanlar arasındaki pratik işbirliğine dayanmaktadır. Bugün sonlandırdığımız bu proje gibi benzer projeler belki sokaktaki insane için pek fazla bir anlam ifade etmiyor olabilir; ancak, bugün burada bulunanlar, projelerin katılım süreciyle olan ciddi bağıntısını çok iyi biliyorlar.
***
§ Başbakan Yardımcısı Sn. Nazım Ekren’e, Sermaye Piyasası Kurulu’na, Almanya Federal Finansal Denetim Kurumu, Federal Maliye Bakanlığı’na ve tüm ilgili taraflara, bu projenin başarıya ulaşması için göstermiş oldukları çabalar nedeniyle teşekkür etmek isterim.
§ Sözlerime son verirken bu projenin, Türk finans piyasalarının Avrupa Birliği piyasalarıyla entegrasyonuna ve Türk finans sisteminin istikrarına ve güvenirliğine önemli bir katkı sağlayacağına dair varolan inancımı da ifade etmek isterim.