Avrupa Birliği, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde Türkiye’de Basın Özgürlüğünü teşvik etmekte ve desteklemektedir
Avrupa Birliği, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde Türkiye’de Basın Özgürlüğünü teşvik etmekte ve desteklemektedir.
AB Türkiye Delegasyonu, Basın Evleri vasıtasıyla gazetecilere pratik destek sağlayarak basın özgürlüğünü teşvik etmektedir.
AB, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde tüm bireylerin her yerde kullanabilmesi gereken haklar olan düşünce ve ifade özgürlüğünü korumak ve teşvik etmek yönündeki kararlılığını bir kez daha teyit etmiştir.
AB, Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde, gazetecilik faaliyetlerinin engelsizce yapılmasına fırsat sağlayan bir yasal ortamın öneminin altını çizmekte ve şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğünü güçlendirmede kilit bir oyuncu olarak, sağlıklı bir demokrasi için medyanın oynaması gereken rolün önemine dikkat çekmektedir.
İfade özgürlüğüne saygı, tüm AB politikaları ve kalkınma programlarının ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu bağlamda, AB, kısa süre önce, gazetecilik çalışmalarını güçlendirmek amacıyla medya meslek örgütleriyle ortaklığa girişmiş ve gazetecilere mesleklerini icra edebilmek için ihtiyaç duydukları çevreyi sağlayacak Basın Evleri ve bir Basın Akademisi kurmuştur. Bu merkezler, gazetecilere ve medyaya pek çok fırsat sunmaktadır.
AB tarafından finanse edilen Basın Evleri ve Basın Akademisi, gazetecilerin kendilerini güçlü hissedecekleri ve mesleklerini icra etmeye devam ederek medyada çoğulculuğa katkıda bulunabilecekleri bir alan açmaktadır. Büyükelçi Christian Berger, önde gelen gazeteciler ve STK liderleriyle beraber söz konusu merkezlerin açılış törenlerine şahsen katılmış ve AB’nin şu mesajını vurgulamıştır: “Giderek artan bir kutuplaşma ve uydurma haberlerle kuşatılmış bu zorlu küresel ortamın her bir köşesinde tarafsız ve etik gazeteciliğe ihtiyaç duymaktayız.” Büyükelçi Berger, etkinlikte AB’nin Türkiye’de basın özgürlüğü ve bilgi edinme hakkına olanak sağlayan ortamın iyileştirilmesine yaptığı katkının altını çizmiş ve Dünya Basın Günü yaklaşırken, yaşamlarını gerçeği aramaya adamış tüm gazetecilere takdirini ifade etmiştir.
AB Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, AB’nin yaklaşımıyla uyum içerisinde, şunları söylemiştir: “Basın ve ifade özgürlüğü tüm demokratik toplumların olmazsa olmaz sacayaklarıdır. İnsan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü gibi diğer temel değerlerle yakından ilişkilidirler. Bu özgürlükler, aynı zamanda, beşerî ve ekonomik kalkınma, siyasi katılım, iyi yönetişim ve hesap verebilirliği teşvik etmektedir. Ayrıca, güven inşa ederek ve serbest bilgi akışını teşvik ederek iş dostu bir ortamın güçlendirilmesine olanak sağlayabilirler. Medya özgürlüğü AB değerlerinin tam merkezindedir ve katılım sürecinin önemli bir unsurudur.”
AB tarafından desteklenen Basın Evi programı altında, genç ve serbest çalışan gazeteciler; mikro hibeler, eğitim fırsatları ve çalışmalarını yayınlayabilecekleri mecralar ile desteklenecektir. Sadece bu sene içerisinde, 100 gazeteciye tamamıyla AB finansmanı ile ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’yle işbirliği içerisinde hibeler ve fırsatlar sağlanacaktır. Bu destek 2022 yılına kadar devam edecektir. Projenin Türkiye’de, demokrasinin güvencesi olarak, güçlendirilmiş çoğulcu medyaya ve özgür basına katkıda bulunması ve gazetecilere çalışmalarına devam edebilecekleri ve kabiliyetlerini geliştirebilecekleri güvenli bir ortamın sağlanmasıyla gazetecilerle dayanışmanın artırılması ve gazetecilerin korunmasına katkıda bulunması beklenmektedir.
Buna ek olarak, Türkiye Gazeteciler Sendikası, AB finansmanı ve desteğiyle, Türkiye’de basın özgürlüğü ve bilgi edinme hakkı için elverişli bir ortam yaratarak gazetecilerin çalışma alanını genişletme amacıyla ve işsiz gazetecilerin kabiliyetlerini geliştirmek ve haklarına dair farkındalıklarını artırmak için, kısa süre önce bir Basın Akademisi açmıştır. Aynı program altında, AB adli yardım sağlayarak ve dava takibi yaparak gazetecilere destek sağlayacaktır. Gazetecilere meslekî haklarına dair doğrudan yardım ve uzak anında destek sağlamak amacıyla yeni bir çağrı hattı teşkil edilecektir.
Avrupa Komisyonu’nun kısa süre önce yayımlanmış yıllık raporunda ifade edildiği gibi, AB, Türkiye’de medya alanındaki gerilemeyi tersine çevirmek için sarf edilen çabaları desteklemekte ve bu anlamdaki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Türkiye’deki demokratik tartışma alanının genişletilmesi, aynı zamanda, gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri için daha fazla çoğulculuğun sağlanmasına olanak verecektir.
AB, her işleyen demokrasi için hayatî olarak gördüğü dört öncelik alanında destek vermeye devam edecektir: İfade ve medya özgürlüklerinin kullanılmasına olanak veren ve şeffaflık temin etmek amacıyla medyayı iyileştirilmiş bir iç yönetişim düzeyine taşıyan bir yasal ortam; dış baskılara direnç; vatandaşların erişimine açık yüksek nitelikli ve güvenilir araştırmacı gazeteciliğin mevcudiyeti ve son olarak, gazeteci meslek örgütlerinin kapasitelerinin geliştirilmesi ve temsil güçlerinin artırılması.