Türkiye'deki Mülteci Krizine Avrupa Birliği'nin Müdahalesi

Remote video URL

AB, Türkiye’deki mültecileri nasıl destekliyor?

Arka plan

8 Aralık 2024 tarihinde Suriye’de yaşanan hükümet değişikliğinin ardından ülkenin güvenlik durumunda gözle görülür bir iyileşme kaydedildi. Bu değişim, başta Türkiye’dekiler olmak üzere yurt dışında yaşayan çok sayıda Suriyeli mültecinin ülkelerine dönme seçeneğini yeniden değerlendirmesine yol açtı.

Bu gelişmeye karşılık Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, geri dönüş sürecinin gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli biçimde yürütülmesini desteklemek amacıyla çeşitli politikalar uygulamaya koydu. Bu kapsamda hayata geçirilen başlıca girişimlerden biri, 2025 yılının ilk yarısında izin verilen ve Haziran 2025’in sonunda tamamlanan “gidip görme” ziyaretleriydi. Bu ziyaretler, Suriyeli mültecilerin kalıcı geri dönüş kararı vermeden önce memleketlerine geçici olarak gitmelerine ve yaşam koşulları ile güvenlik durumunu yerinde değerlendirmelerine imkân tanıdı.

Bu çalışmalar sonucunda, Nisan 2026 başı itibarıyla 600.000’den fazla Suriyeli mülteci Türkiye’den Suriye’ye geri döndü. Bu rakam, hem güvenlik durumundaki iyileşmenin hem de geri dönüşü destekleyici tedbirlerin etkisini ortaya koymaktadır.

Suriye’ye gönüllü geri dönüşler devam etmekle birlikte, mültecilerin geri dönme hızı başlangıçta öngörülenden daha düşük seyretmektedir. Bu nedenle Türkiye, hâlen dünyanın en büyük mülteci nüfuslarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Bu nüfus, geçici koruma altındaki yaklaşık 2,3 milyon Suriyelinin yanı sıra çeşitli ülkelerden gelen yaklaşık 160.000 sığınmacıyı da kapsamaktadır.

Türkiye’deki mültecilerin entegrasyonunun güçlendirilmesine yönelik AB desteği

Avrupa Birliği ve AB Üye Devletleri, Suriye’deki insani krizin etkilerinin hafifletilmesine yönelik çalışmalarda başlıca bağışçılar arasında yer almaktadır. “Madad” adıyla bilinen Suriye Krizine Müdahale için AB Bölgesel Güven Fonu, Aralık 2014’te kurulmasından bu yana 2,38 milyar Avro kaynak sağlamıştır. Bu kaynak sayesinde Lübnan, Ürdün ve Irak’ta temel eğitim ve yükseköğretim, geçim kaynakları, sağlık, su, sanitasyon ve hijyen (WASH), koruma ve sosyal uyum alanlarında kritik öneme sahip projeler hayata geçirilmiştir. Türkiye de özel bir finansman mekanizması olan Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Programı’nın (FRIT) kurulmasından önce bu fondan yararlanan ülkelerden biri olmuştur.

AB ile Türkiye, mülteci krizinin yönetilmesi amacıyla 2016 yılında bir anlaşmaya varmıştır. Bu anlaşma kapsamında Türkiye, Yunan adalarına geçen tüm düzensiz göçmenleri geri kabul etmeyi; AB ise Suriyeli mültecileri doğrudan Türkiye’den AB ülkelerine yeniden yerleştirmeyi taahhüt etmiştir. Anlaşmanın bir parçası olarak Avrupa Birliği, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı milyonlarca mültecinin desteklenmesi amacıyla mali yardım sağlamayı taahhüt etmiştir.

Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Programı (FRIT), söz konusu yardımın uygulanmasını sağlayacak finansman mekanizması olarak kurulmuştur. Program kapsamında, 2016–2017 ve 2018–2019 dönemlerini kapsayan iki eşit dilim hâlinde toplam 6 milyar Avro tahsis edilmiştir. Bu kaynak, eğitim, sağlık ve sosyoekonomik destek gibi temel hizmetler aracılığıyla Türkiye’deki mültecilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan projelerin finansmanında kullanılmıştır.

AB, Mali Yardım Programı’nın ötesinde de Türkiye’deki mültecileri desteklemeyi sürdürmektedir. AB, 2020 yılında ilave insani yardım kaynağı sağlamış ve 2021–2023 dönemi için tahsis edilen ek 3 milyar Avro aracılığıyla Program kapsamındaki temel müdahalelerin devamlılığını güvence altına almıştır.

Ayrıca Mayıs 2024’te Brüksel’de düzenlenen 8. Suriye Konferansı sırasında AB, 2024 ve 2025 yıllarında Suriye içindeki Suriyelileri ve komşu ülkeleri desteklemek amacıyla 2,12 milyar Avro taahhütte bulunmuş; bu tutarın 1 milyar Avroluk kısmını Türkiye’ye ayırmıştır.

AB, 1 Şubat ve 18 Nisan 2024 tarihli Avrupa Konseyi Sonuç Bildirgelerinde Suriyeli mültecilere verdiği desteği ve Türkiye ile stratejik ilişkisine yönelik taahhütlerini bir kez daha teyit etmiştir. Bu kapsamda söz konusu konular, 2027 yılına kadar sağlanacak 1,5 milyar Avroluk ilave finansman çerçevesinde ele alınacak öncelikler arasında gösterilmiştir.

Remote video URL

 

Eğitim

• Bilgi Notu

Sağlık

• Bilgi Notu

Geçim Kaynakları

• Bilgi Notu

Koruma ve Temel İhtiyaçlar

• Bilgi Notu

Belediye Altyapısı

• Bilgi Notu

Göç ve Sınır Yönetimi

• Bilgi Notu